Kondilom, Siğil, Et Beni

Kondilom nedir, HPV adlı virüsün bölgede oluşturduğu karnıbahar şeklinde ciltte kabarık ve yayılma eğilimli siğillerde kondilom (kondiloma) ismini vermekteyiz. Genital sigil olarak ta adlandırılır. Genital siğiller cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklardan en sıklıkla görülenlerden biridir. HPV denen virüs tarafından oluşturulur. Cilt cilde uzun süreli temas ve çoğunlukla Cinsel ilişki ile ciltten cilde dokunma ile bulaşır.

 

Cinsel yönden aktif kişilerde özellikle birden fazla partneri olan kişilerde bu hastalık daha yaygındır. Prezervatif kulanılması bile kasık bölgelerinin temasını önleyemeyeceğinden virüsün bulaşıcılığını engelleyemecektir. ABD’de 50 yaşının üzrinde kişilerde %80 lere varan yaygınlıktadır ve global yayılma eğilimli olması nedeniyle bu hastalık asrın vebası olarak kabul edilmektedir. Virüsün yayılmasında en büyük etken kişilerin cildinde herhangi bir lezyon oluşturmadan 8 ay gibi bir süre yaşar ve bulaştırır durumda kalabilmesidir. Daha çok genital bölgedeki nemli cilt bölgelerinde görülür. Siğiller, vulvada, vajina duvarında, anüste ve çevresinde, Rahim ağzında görülebilirler. Nadiren oral seks yapanlarda ağızda ve boğazda da görülebilir. Erkeklerde penis, testisler, anüs cildinde gözlenebilir. HPV adlı virüsün hücre içerisinde DNA ile etkileşerek hücrenin genetik yapısını değiştirerek kabarık ve kontrolsüzce üreyen lezyonlara sebep olurlar. Bu kontrolsüz üreme kansere Zemin hazırlamaktadır bu nedenle genital siğiller bu hastalığa yol açan virüsün Rahim ağzı kanseri yapıcı etkisinden dolayı önemli bir sağlık problemidir. Memeden bebek ağzına bulaşması bebekte ses tellerine yerleşmeyle ses kısıklığına ve çatallı ses çıkmasına sebep olabilir. Daha ciddi olarak da bebekte baş-boyun kanserlerine sebep olabilir.

Kondilom BELİRTİLERİ

kondilom

Kondilom belirtileri kişilerde bu virüsün bulaşmasından sonra ilk ve en sık görülen belirti ileri derecede ısrarlı, sebepsiz kaşıntı olup çoğunlukla kaşıntının olduğu genital bölge veya cilt bölgesinde kızarık bir alan oluşarak veya oluşmadan kaşınma başlamasından bir süre sonra minik saplı et beni şeklinde siğillerin ortaya çıktığı görülür. Virüsün diğer cilt bölgelerine göre sayı olarak çok daha yoğun bulunduğu bu lezyonlara temas kişinin kendisinin diğer cilt ve mukoza bölgelerine yayılmalara ve başka insanlara bulaştırmalara sebep olacaktır. Siğiller, genital bölgede genelikle bulaştıktan birkaç ay veya yıllar sonra ortaya çıkan çok sayıda kırmızı veya gri renkte kabarcıklar halinde görünürler. Birden çok siğilin birleşmesiyle karnıbahar şeklinde de görülebilirler. Bulaştığı bölgede de kaşıntı ve rahatsızlık hissi olabilir. Cinsel ilişki sırasında kanayabilir.

TEŞHİS KONMASI

Dikkatli gözlemle mümkündür. Tüm genital bölge gözle ve gerekirse mercekle incelenmeli ayrıca jinekolojik muayene ile mutlaka Rahim ağzına bakılmalıdır. Kadınlarda 6 ayda bir smear testi yapılmalıdır. HPV nin yüzün üzerinde türünün bulunması nedeniyle PCR gibi ileri teknik yöntemlerle virüs türü saptanabilir ve Rahim ağzı kanseri yapan tür olup olmamasına göre takibe alınır. Hastanın cildinde yayılmanın durdurulması ve bulaştırıcılığının azaltılması icing görülen her kondilom ortadan kaldırılmalıdır.

 

 

 

 

Kondiloma Nerelerde ve Ne Şekilde Görülür?

HPV başta mukozalar olmak üzere tüm vücutta ciltte görülebilir. Bununla birlikte yukarıdan veya aşağıdan sindirim kanalına girdiğinde ağız içerisi ve boğazda, anüs ve rektumda görülebilir. HPV kana geçmez ve kan nakliyle kişiden kişiye bulaşmaz. Çoğu yerde siğil olarak veya kondilom olarak görülmekle birlikte ellerde ve ayak tabanında nasır olarak ortaya çıkabilir. Çoğunlukla siğil ve nasır halk arasında sıradan sebeplerle oluşan basit hastalıklar olarak görülürler ve umursanmazlar. Halbuki her ikiside bir HPV enfeksiyonudur ve yayılma eğilimindedir.

Kondiomun Tedavisi

Kondilomun tedavisine değinmeden önce korunmanın bu hastalıkta çok daha önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Bunun en büyük sebebi kondilom adı verilen hastalığa sebep olan HPV virüsünün bulaştıktan sonra ortadan kaldırılamaması ve ömür boyu insanda taşımasıdır. Bilinen görünür siğil lezyonu olan kişilerle beraber olunmamalıdır. Güvenli ve tek bir partnerle beraberlik korunmanın altın kuralıdır. Cinsel temas öncesi ve sonrası genital bölgelerin sabunla yıkanarak temizliği önemlidir.

Yurdumuzda hakkında çok az şey bilinen HPV aşısı dünya sağlık örgütü tarafından önerilmektedir ve halen Avrupada 9 yaşının üstünde tüm kız çocukları aşılanmaktadır. Uygulama erkek çocukları için de başlamıştır. Yapılacak aşı koruyuculuk icing ideal olarak HPV bulaşmadan önce yapılmalıdır. HPV virüsü sadece cilt ve mukozalarda yerleşen bir virüs olup kana asla geçmez. Bu özellik nedeniyle vücudun bu virüsü tanıma ve bağışıklık oluşturma şansı yoktur. Bu nedenlede virüs savunmasız bulduğu insan vücudunda istediği gibi yayılmakta ve çoğalmakta bu arada diğer insanlarada bulaşmaktadır. Ancak biz HPV aşısını 3 doz yaptırır ve vücudumuzu koruyucu antikorların oluşumunu sağlarsak bu antikorlar terle tüm cilde ve mukozalara da salgılanacağından görünmez bir koruyucu tabaka oluşturur, virüsün tekrar ciltte veya mukozalarda tutunma ihtimalini en aza indirmiş oluruz. 107 türü olan bu virüsün sadece 4’üne karşı hazırlanmış olsa bile tüm 107 türün kısmi ortak DNA‘sını içerdiğinden bu aşı bize tüm HPV türlerine karşı koruyacaktır. HPV’nin cinsel yolla değil cildin veya mukozaların herhangi bir bölgesine bulaşmış insan sürüntü ve akıntılarının içerdiği canlı hücrelerin üzerinde bulunan HPV virüsü yayılmasıyla bulaştığını unutmamak gerekir. Bu nedenle yurdumuzda da cinsel aktif olan ya da olmayan herkese bu aşı önerilmeli ve uygulanmalıdır.

Cildiye uzmanları dahil birçok otör HPV bulaştıktan sonra aşı yaptırmanın anlamsız olacağını iddaa etseler bile ve bir açıdan düşünüldüğünde hiçbir zaman kana geçemeyen enfeksiyonun cilt ve mukozolarda kontrolsüz yayılmasını durdurmak için aşı yaparak kanda antikor oluşturmak ve bu antikorların mukoza ve cilde salınmasıyla aşının etkin olacağı unutulmamalıdır. Fakat bulaşma sonrası yapılan aşı sadece lezyonların çıkma sıklığını azaltacaktır hastalığın tam olarak ortadan kalkmasını veya bulaştırıcılığın önlenmesini sağlamaz. Rahim ağzı kanserine sebep olan bu virüsün kişilere bulaşmasından önce koruyucu tıp hizmetleri içerisinde aşıyla önlenmesi gerektiği açıktır. Dünya sağlık örgütü (WHO) bunun farkına vararak Avrupa’da 9 yaşın üzerinde bütün kız çocuklarını virüs bulaşmadan önce korumaya almak için aşıya başlamış olup son zamanda 11 yaşın üzerindeki erkek çocuklarını da bu kapsam içerisine almıştır. HPV aşısı mutlaka 0. , 2. ve 6. ayda olmak üzere 3 doz olarak uygulanmalıdır. İlk aşıdan 14 gün sonra oluşacak olan antikorlar diğer aşılar yapılmadığında yetersiz kalacak ve ortadan kaybolacaktır. 2. aşı 2 ay sonra yapılır ve yapılmasından 14 gün sonra antikor boost adı verilen yüksek miktarlı ve yeterli savunma hücresi oluşmasını sağlar. Bundan da 4 ay sonra yapılacak olan 3. aşı ise aşının etkinliğinin ömür boyu olmasını sağlayacaktır.

Aşı 5 yıldan sonra lezyonların çıkma sıklığına göre tekrarlanabilir. Aşı deltoid adı verilen omuz kasına diklemesine yapılır. Soğuk zincirle gelen bu aşının kendi içerisinden çıkan uzun iğne tercih edilmeli, cilt altına değil kas içine yapıldığına emin olunmalı ve aşı partiküllü olduğundan yapılmadan önce parmakla iyice vurularak içindeki taneciklerin iyi dağıtılması sağlanmalıdır. Ayrıca aşı yapılırken ağrı olmaması için avuç içerisinde vücut ısısına gelene kadar ısıtılmalıdır. Aşı yapılırken kasın sıkılmaması ağrıyı önleyecektir. Aşı yapılması ile lezyonların çıkışı dursa bile taşıyıcılık ve bulaştırıcılık ömür boyu sürebileceği unutulmamalıdır. Taşıyıcı kişinin birlikte yaşadığı eşi, partneri ve çocuklarını bulaşma ihtimalı açısından uyarması ve aşılatarak koruması sosyal ve vicdani bir gerekliliktir.

Makat İçerisindeki Kondilomlar İçin Yapılması Gerekenler

Anal kanal içerisindeki kondilomların varlığının tespiti anoskop ismini verdiğimiz ışıklı boru şeklindeki aletle mümkün olup içerideki lezyonların tek tek radyo frekans ile buharlaştırılması gerekmektedir. Bu işlem doktor açısından oldukça  zahmetli ve uğraştırıcı olup düzenli takipleri de gerektirir. Biz prensip olarak anal bölge çevresindeki kondilomların içeriye bulaşmasını önlemek amacıyla hastalara dışardaki mevcut tüm lezyonların ortadan kaldırılmasını takiben aşı uygulamasına başlayıp ikinci aşıdan 14 gün sonra antikorların en yüksek olduğu dönemden önce ASLA PARMAKLA VEYA ALETLE İÇERİYE GİREREK MUAYENE YAPMAMAKTAYIZ. Yani aşılar ilk gün başlanmış olsa bile 74 gün geçmeden dışarıdan içeriye bulaştırıcılık ortadan kalkmayacaktır.

LOKAL TEDAVİ

Aslında kondiloma hastalığı taşıyıcılığın sona ermemesi ve tekrarlamalar nedeniyle sadece bir lezyonun kişilerde bulunmasından ayrıca sosyal bir problem olarak da çiftleri ve kişilerin psikolojilerini etkilemektedir. Bir çok kişi bu hastalığı aldıktan sonra partnerinin suçlamakta ve konu ayrılmalara kadar uzanmaktadır. Kişiler lezyonlar tedavi olsa bile tekrar partnerinden bu hastalığı geri alırım korkusu ile cinsel temastan uzak durmaya çalışmakta ve sex yapamamak da psikolojilerini bozulmasına sebep olmaktadır. Hastalığın bulaştırıcılığını azaltmak ve kondilom taşıyan şahsin cinsel hayatını normale çevirmek açısından kondilomların ortadan kaldırılması lokal tedavinin amacını teşkil eder.

Lokal tedavi icin bir kaç yöntem denenebilir. Tıbbi imkanlardan uzak kişiler kendilerini tedavi etmek  istediklerinde ciltteki lezyonların üzerine sürülen oje benzeri solüsyon sürülmeli, normal cildi yakmaması icin etrafa bulaştırılmamalıdır. Yüzeysel etkili bir kemoterapi ilacı içeren bu koyu kıvamlı ve kolay kuruyan solüsyonun oluşan beyaz kabuk bir gün süre ile bekledikten sonra sökülmeli ve ilaç lezyon yok olana kadar aynı şekilde tekrar sürülmelidir. Bulaştırıcılığı azaltıcı veya lezyonların ortaya çıkışını azaltmak icin virüsün dokudaki miktarını azalttığı belirtilerek kullanılan bazı kremlerin ise kullanımı ağır cilt reaksiyonları yapması nedeniyle oldukça zordur.

Ellerde ve Ayak Tabanında Nasır

Hpv enfeksiyonunun kondilom ve siğil dışında bir diğer kendini gösterme şekli ise ellerde ve ayak tabanında ki nasırdır. Halk arasında çok yanıltıcı bir şekilde sıradan sebeplerle oluşmuş basit bir hastalık olarak görülen bu tür nasırların bir HPV enfeksiyonu olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle ayak tabanında ağrılı bir merkezi olan gittikçe genişleyen nasırlar vakit geçirilmeden tedavi edilmelidir. Nasır’ın çekirdeği olarak adlandırılan HPV’nin bulunduğu merkez kısım ve çevresindeki sert nasır dokusu çıkarılmadan hastalık asla düzelmeyecektir. Görüldüğü üzere aslen bir HPV enfeksiyonu türü olan nasırların Radyo-frekans ile buharlaştırılarak çıkarılmasını takiben siğillerde olduğu gibi tekrarlamayı ve bulaştırmayı önlemek için HPV aşısını 3 doz olarak yapılması şarttır. Ellerdeki, parmaklardaki, ayak tabanındaki nasır şeklinde görülen HPV enfeksiyonlarının görsel resimlerini “palmar HPV” (avuçiçi nasır), “dijital HPV” (parmakta nasır), “plantar HPV” (ayak tabanında nasır) kelimeleriyle aratarak bulabilirsiniz.

Mediport Nişantaşı Bakırköy ve Nişantaşı kliniklerimizde Radyo-frekans yöntemiyle lokal anestezi sonrası ağrısız olarak ortadan kaldırılmakta ve hastalarımızı takibe almaktayız.

Randevu ve İletişim

İstanbul Mediport Nişantaşı (Şişli)

Op.Dr. Mehmet Ünal
Op.Dr. Özgür Çiftçi
Adres: Halaskargazi Mahallesi, Rumeli Caddesi No:71/7 Şişli/İstanbul
Tel: 0212 265 99 99
Tel2: 0212 232 99 24
GSM & WhatsApp: 0530 478 91 52

 

Tavsiye Ettiğimiz Merkezler ve Doktorlar

İstanbul Bakırköy

Adres: Yeşilyurt Mah. Sipahioğlu Cad. 25/1 BAKIRKÖY – İSTANBUL

Op.Dr. Mustafa Bolat

Op.Dr. Sinem Yiğit Uğur

Op.Dr. Salih Cenap Çevli

Tel: 0212 573 50 75
Tel2: 0212 573 45 44
GSM & WhatsApp:0533 031 22 99

 

İzmir

Op.Dr. Altan Karan
Op.Dr. Rıza Aktaş
Adres: Atatürk Caddesi No:384/10 Alsancak İzmir
Tel: 0232 421 11 11
Tel2: 0232 229 00 25
GSM & WhatsApp: 0533 963 54 45

Randevu Formu için Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir